16 Kasım 2017 Perşembe

Kurumuş yaprak...

İki senedir kurumuş yaprak getiriyorum bahçedeki ağaçtan. Aslında ilk getirdiğimde amacım; pastel renklerle boyayıp ahşap bir çerçeve içine koymaktı. Yapamadım. Heveslenir yapamam zaten hiç öyle "kendin yap" işlerini😌 Sonra koymuşum bir kitabın arasına kalmış öyle. Bahar'da çıktı karşıma, tam da o sırada bahçedeki ağaç yeni yeni çiçekleniyor. Duygulandım. Böyle şeylere duygulanırım ben🖐
Aldım o kuru yaprağı, götürdüm o ağacın dibine: "Senindi bu, o zaman kötü görünüyordun şimdi bomba gibisin" diyerek bıraktım☺️
Bana bir iyi geldi bu. Bir iyi geldi anlatamam. Sanki kendi kurumuş parçamı bıraktım...
Öyle olunca, aynı ağaç dökerken yine yaprağını aldım, sakladım, bekledim. Sabırsızlandım. Bu sene Bahar'da götürdüm yine aynı ritüelle bıraktım ayaklarının dibine... "Şükür bu sene de gördüm" diye sanki 90 yaşındaymışım gibi bir hisle🙏☺️
Şimdi yine başladı benim ağaç yaprak dökmeye. Aldım payıma düşeni yine aynı umut ve baharda yerine koyma hevesiyle!

Dökmekten korkma,
Dökmek yeniye, güzele yer açıyor.
Dallar bir süre boş kalsa da, umudunu kaybetme.
Kaybettim sandığın şey; mutlaka ama mutlaka geri dönüyor.
Allah şu an-üzülmene sebep olan herşey için, bir gün kesinlikle seni mükafatlandırıyor.
Hayat görmen için türlü türlü güzelliklerle dolu.
Bugün kuru dediğin dal, yarın pembe çiçeklerle doluyor. 
Gün geliyor;
Tam yaprak dökecekken, göz göze geldiğin ağaç, bi bakıyorsun sana göz kırpıyor😉 
Ve 
Kulağına sadece senin duyduğun bir ses geliyor: "Şişşşşht nooooluyor"😉🙏🍂🍃

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder