25 Temmuz 2013 Perşembe

Türk Kahvesi






Türk kahvesi öyle herkesle içilmez. İçilmez çünkü muhabbet ister türk kahvesi, anlatılanları dinlemek ister, anlattırmak ister. Kimi zaman kahkahaları duymak ister, kimi zaman hıçkırıkları. Yakın bir dostla içilen türk kahvesi gibisi yoktur, ayrı bir tat bırakır damakta. O tadı canın çeker işte...






Herkesle içemezsin türk kahvesini,  sevmediğin biri ile içtiğin kahveden de birşey anlamazsın zaten, yavandır. 'Ben bugün kahve içtim mi?' diye sorarsın kendine, 'aa evet ya falancayla içmiştik'dersin peşinden. Boşa gitmiştir o falancayla içilen kahve ya neyse... 

Bir de tek başına içilen kahveler vardır. İşte o rakıdan beter çarpar adamı...Tek başına içince mutlaka uzaklara dalarsın. Raconu mu öyledir bilinmez ama dalmayan yoktur;) 

Aklında bir soru varsa, içtikçe fincana yapışan telvelerle cevap bulursun. 'Kesinlikle güzel bir haber alacağım, kocaman balık var işte kime sorsam gösterir' dersin ayrı bir keyiflenir yanındaki lokumu ağzına atarsın. 

Kırk yıl hatrına gelince; Neyse hiç gelmeyeyim oraya...






Not: Kahve içerken eski bir dost hatırlanmıştır.



24 Temmuz 2013 Çarşamba

Sır







Şu an Bodrum Gündoğan'da sabahın 6:00 sı, Güneş yavaş yavaş vurmaya başladı soldaki beyaz evlerin üzerine... Karşımda alabildiğine boğaz manzarası, ve burnumda sabah esintisiyle gelmeye başlayan hanımelleri kokusu var. Bu saate balkonda çifte kavrulmuş türk kahvesi içmek gibisi yok. Bir yavru kedi sesi geliyor bir yerlerden, ne çok uzak ne çok yakın.  Rengini düşünmeden edemiyor insan, nedense sarı canlanıyor gözümde...
Bir yudum daha alıyorum kahveden ve bir nefes daha çekiyorum hanımelleri'nden... Gözüm o masmavi denizde, kulağım minik kedide... Klasik tatilci söylemi geliyor aklıma "İnsanın ömrü uzar burada..." Bir sigara yakıyorum...

Sabahları böyle huzurlu, böyle keyifli, böyle 'görerek' uyanmayalı epey olmuştu. Şükrediyorum Allah'a.. Teşekkür ediyorum! 

Ve kedi susuyor... Susuyor sanki herşey, sabah rüzgarı ve zaman duruyor. Yaprak kımıldamıyor. Sadece ben varım kımıldayan sanki, yavaşça sigaramı söndürüyorum doğanın dikkatini çekmeden... Sandalyemi kenara çekmeden usulca kalkıyorum, içeri girip birazdan başlayacak olan hareketli bir güne  sabah ki o halini hiç görmemişim gibi başlamak için...