Şu an Bodrum Gündoğan'da sabahın 6:00 sı, Güneş yavaş yavaş vurmaya başladı soldaki beyaz evlerin üzerine... Karşımda alabildiğine boğaz manzarası, ve burnumda sabah esintisiyle gelmeye başlayan hanımelleri kokusu var. Bu saate balkonda çifte kavrulmuş türk kahvesi içmek gibisi yok. Bir yavru kedi sesi geliyor bir yerlerden, ne çok uzak ne çok yakın. Rengini düşünmeden edemiyor insan, nedense sarı canlanıyor gözümde...
Bir yudum daha alıyorum kahveden ve bir nefes daha çekiyorum hanımelleri'nden... Gözüm o masmavi denizde, kulağım minik kedide... Klasik tatilci söylemi geliyor aklıma "İnsanın ömrü uzar burada..." Bir sigara yakıyorum...
Sabahları böyle huzurlu, böyle keyifli, böyle 'görerek' uyanmayalı epey olmuştu. Şükrediyorum Allah'a.. Teşekkür ediyorum!
Ve kedi susuyor... Susuyor sanki herşey, sabah rüzgarı ve zaman duruyor. Yaprak kımıldamıyor. Sadece ben varım kımıldayan sanki, yavaşça sigaramı söndürüyorum doğanın dikkatini çekmeden... Sandalyemi kenara çekmeden usulca kalkıyorum, içeri girip birazdan başlayacak olan hareketli bir güne sabah ki o halini hiç görmemişim gibi başlamak için...